Avrupa Yakası Escort

Avrupa Yakası Escort Rabia’nın Öğrenci İken Çıktığı Gezi

avrupa yakasi escort bayan

Avrupa Yakası Escort Rabia

Sonunda hepimizin dört gözle beklediği gün geldi. Güle oynaya otobüslere bindiğimizde sevinçten kabımıza sığamıyorduk. Herkes aklına geleni söylüyor, mutluluğunu dile getirmeye çalışıyordu..

Öğretmenimiz baharda hepimizi geni açılan Nasrettin Hoca Eğlence Köyü’ne götürmeye söz vermişti.. İşte o gün bu gündü..

Öğretmenimiz Dağ başını duman almış.. diye marş söylemeye başlayınca gevezeliği bırakıp biz de ona katıldık. Böylece şarkılar, marşlar söyleyerek yolculuğumuzu tamamladık. Otobüsün kapıları açıldığında hemen otobüsten inip öğretmenimizin istediği gibi tek sıra olduk. Öğretmenimiz daha önce bizden topladığı paralarla gişeden giriş biletlerimizi almaya gitti. Dönüşte biletlerimiz le birlikte hepimize küçük birer paket verdi. Hemen paketleri açtık.

Hepimizin paketinden mavi boncuk çıktı. Şaşkınlıkla öğretmenimize baktık. Çocuklar, Nasrettin Hoca, köye giriş bileti alana mavi boncuk armağan ediyormuş. Bu ne anlama geliyormuş acaba? Herhalde bizi çok sevdiğini söylemek istiyor. Evet çocuklar, fıkrayı hatırlarsınız belki. Hani Hoca ’nın iki hanımı varmış. Bu hanımlar her gün Hoca’ya hangisini daha çok sevdiğini sorarlarmış.

Hoca da.. Nasıl etsem de her iki hanımımı da gücendirmeyecek bir cevap versem. diye düşünürmüş. Sonunda işin kolayını bulmuş. Her iki hanımına da birbirinden habersiz birer mavi boncuk vermiş.. Hanımları ne zaman Hoca’ya Hangimizi daha çok seviyorsun? diye sorsa Nasrettin Hoca Mavi Boncuk kimdeyse benim gönlüm ondadır. diyormuş..

Bu cevabı alan hanımlar da içlerinden Tamam işte mavi boncuk bende. Demek ki Hoca en çok beni seviyor. diye rahatlarlar mış.. Nasrettin Hoca’ nın zorda kalınca akıllı bir buluşla kendini nasıl kurtardığını anlatan ne çok fıkrası vardır, değil mi çocuklar? Haydi şimdi içeri girelim. Hepimiz kahkahalar atarak giriş biletlerimizi verip içeriye girdik. Nasrettin Hoca Eğlence Köyü’nün çok güzel olduğunu duymuştuk. Ama doğrusu bu kadar eğlenceli olabileceğini de hiç ummamıştık…

Avrupa Yakası Escort Rabia Öğrenciliğinin En Güzel Günlerini Paylaşıyor…

Şaşkın şaşkın çevremizdeki güzelliklere bakarken birden öğretmenimizin sesini duyduk. Haydi çocuklar görecek çok şey var, beni izleyin! Bulunduğumuz yer İstanbul ’un birkaç yüz yıl önceki haliydi. Önümüzde uzanan caddenin iki yanına eski İstanbul evleri sıralanmıştı. Evlerin altında da dükkanlar vardı. Şekerci dükkanının yanında sırayla kuruyemişçi, bozacı ,şıracı, helvacı, börekçi, kahveci, dondurmacı, tatlıcı dükkanı vardı.. Öğretmenim, acaba tatlıcı da Nasrettin Hoca ’nın keşfettiği soğan tatlısı bulunur mu, diye.sorduk.. Öğretmenimiz bir kahkaha attı.

Unuttunuz mu çocuklar, dedi. Nasrettin Hoca soğan tatlısını keşfetmiş ama sonra kendisi de beğenmemiş. Yiyecek dükkanlarının yanı sıra terzi, berber, şapkacı, tuhafiyeci, ayakkabıcı, çorapçı dükkanları sıralanmıştı. Dükkanların önünden geçerken boza, şıra satılan dükkanın vitrinindeki bir yazı dikkatimizi çekti. Vitrindeki tabelada Burada Kırk Yıllık Sirke Bulunur.. yazıyordu.

Öğretmenimize: Öğretmenim, burada kırk yıllık sirke satılıyormuş, deyince öğretmenimiz güldü. Hoca ’nın fıkrasını hatırlayın çocuklar, dedi. Kırk yıllık sirke satılsaydı bugüne kalır mıydı, dersiniz? Zaten yazıda bulunur diyor, satılır demiyor. Hoca ’nın bir başka fıkrasıyla karşı karşıya olduğumuzu anlayınca yine güldük. Cadde boyunca eski zaman faytonları yolcu taşıyorlardı. Caddenin sonuna geldiğimizde karşımıza koskocaman bir saray çıktı. Sarayın Üzerinde kocaman çiçekli harflerle Nasrettin Hoca Gösteri Sarayı yazıyordu..

Sarayın önünde Keloğlan ‘ın masalındaki dev duruyordu. Dev o kadar büyüktü ki saray ancak devin omzuna geliyordu. Dev kolunu indirip kaldırıyordu. Dikkatli bakınca devin avucundaki insanla dolu bir oda gördük. Dev kolunu yukarı kaldırınca elindeki insanlarla dolu oda da sarayın Üst katına çıkıyordu. Evet, tahmin ettiğiniz gibi devin kolu bir çeşit asansör görevi yapı yordu. İleride sağ tarafımızda her iki yanı çiçeklerle dolu bir yokuşun sonunda iki katlı eski bir ev vardı. Bu ev Nasrettin Hoca ’nın eviydi. Evin damında birini gördük. Nasrettin Hoca ’ydı bu. Kiremitleri onarıyordu. Evin kapısının önünde de bir adam ısrarla kapıyı çalıyordu. Nasrettin Hoca damın kenarına gelip adama ne istediğini sordu. Adam onu aşağıya çağırmış olmalıydı ki Hoca az sonra kapıda göründü.

elit grup avrupa yakasi escort

vip grup avrupa yakasi escort

Biraz konuştular. Sonra adamın da eve girdiğini gördük. Nasrettin Hoca önde adam arkada dama çıktılar. Hoca kaldığı yerden kiremitleri onarma ya koyuldu. Adam ise öfkeyle geri dönüp damdan aşağıya indi. Söylene söylene sokak kapısından çıkıp gitti. O anda fıkrayı hatırlamıştık. Hani şu, Hoca damı aktarırken; kırık kiremitleri söküp sağlamları yerleştirirken kapıya gelen dilenciyle ilgili fıkra..

Dilenci, Hoca ’yı damdan aşağı indirir de öyle söyler sadaka istediğini. Hoca da onu dama çıkarıp orada Allah versin! der ya. Damda işi biten Nasrettin Hoca uçan bir halıya binip sarayın kulesine doğru uçmaya başlayınca şaşkınlıktan küçük dilimizi yutacaktık. Sol tarafımıza baktığımızda Kırk Haramiler ’i atların Üzerinde gelirken gördük. Tepeye yaklaşınca önde giden reisleri Açıl Su Sam Açıl diye seslendi..

Açılan kapıdan içeri girmeye başlayan Kırk Haramiler ’i nefes nefese sırtında yükle koşan Hoca izledi.. Nasrettin Hoca bir yandan da, Durun beni bekleyin. Bunları unuttunuz.. Evdeki her şeyi topladınız. Sanırım taşınıyoruz. Kalan eşyaları da ben getirdim, dedi. Haramiler şaşkın şaşkın Hoca ‘ya baktılar. Sonra hem biz hem de haramileri canlandıran oyuncular kahkahalarla güldük. Öğretmenimiz:

Haydi çocuklar, Gösteri Sarayı’na girelim, diye seslendi. Gösteri Sarayı ’ndaki her salonda başka bir gösteri yer alıyordu. Mavi salonda yüksekçe bir yere oturmuş bir meddah çeşitli tipleri canlandırıyordu. Direkler Arası salonundaki sahnede genç, güzel bir kadın kanto söylüyordu. Onun yanındaki karartılmış salonda Karagöz Hacivat oynatılıyordu. Pembe salonda ise Şehrazat, Binbir Gece Masalları ’nı anlatıyordu. Sarayın arka kapısından büyük bir bahçeye çıktık. Bahçedeki havuzun etrafında peri kızları dans ediyordu. Şimdiye kadar hiç görmediğimiz güzellikte bir kuş, rengarenk çiçeklerin arasında dolaşıyordu. Öğretmenimiz: Çocuklar bu kuşu tanıdınız mı? Binbir Gece Masalları ‘ndaki Zümrüdüanka Kuşu bu kuş, dedi.

Bir arkadaşımız hemen atıldı. Bu kuşun tüyleri çok uzun ve renkli. Başında ne güzel tacı var. Pençeleri de kocaman. Aman Nasrettin Hoca bu kuşu görmesin. Hemen tüylerini yolar, ibiğini kırpar, pençelerini keser. Fıkrası hatırlasanıza, Hoca leyleğin gagasını, ayaklarını kesmiş. Sonra da Halı şimdi kuşa benzedin. demiş.

Tam o sırada tepesinde tek bir gözü olan koskocaman bir devin çektiği bir araba önümüzde durdu. Hepimiz arabaya bindik. Dede Korkut Masalı ‘nın kahramanı Tepegöz ’ün çektiği araba bizi Alaaddin ’in mağarasının ağzına götürdü. Mağaranın kapısında Alaaddin, elinde lambasıyla oturuyordu. Alaaddin bizi görünce lambasını parlatmaya başladı. Mağaranın içinden dumanlar arasında kocaman bir dev çıktı. Dev, kalın sesiyle Alaaddin ’e; Dile benden ne dilersen, dedi.

Konuklarımıza kağıt helvasıyla şerbet getirmeni emrediyorum. dedi Alaaddin. Bunun üzerine dev, kağıt helvası satıcısına gidip bir tepsi kağıt helvası getirdi. Hepimize dağıttı. Sonra da şerbetçinin önünde durup şerbetçinin sırtındaki koca ibrikten bardaklara doldurduğu şerbetleri bize ikram etti. Biz teşekkür edip davul zurna seslerinin geldiği tarafa yöneldik. Bir yığın insan toplanmış ortadaki yağlı pehlivan güreşini seyrediyordu. Öbür tarafta ise develer güreşiyordu. Bazı arkadaşlar horoz dövüşünü izlemeye gittiler.

Güreşçileri geçince yeşil çimlerin üzerinde oynayan folklorcuları gördük. Sanki bayram vardı. Türkiye ‘nin her yöresinden folklorcular buradaydı. Bir yandan Karadeniz ekibi horon tepiyor, öte yandan İzmir efeleri kılıç kalkan oynuyordu. Kızlı erkekli Erzurum ekibi çimlerin üzerinde kayar gibi dans ediyordu. Kazak dansçısı ağzıyla yerden bıçağı alınca onu hepimiz alkışladık. Konya ’nın kaşık havası da ortalığı şıkır şıkır şenlendirdi. Oyuncular ellerindeki tahta kaşıkları ne güzel çalıyorlardı.

Bir anda Nasrettin Hoca ’nın onların arasına daldığını görünce çok şaşırdık. Nasrettin Hoca oyuncuların birinin elinden kaşığı kapıp koşmaya başladı. Bir yandan da bağırıyordu. Yaşasın kaşığı buldum. Şu zengin konağa gidip biraz da ben öleyim. Hepimiz birbirimize baktık. Bir arkadaşımız gülerek fıkrayı anlattı.

Hani Hoca zengin konağa davet edilmiş de ona kaşık vermemişler. Ev sahibi Oh öldüm! Çorba çok güzelmiş. diyerek çorbayı içerken Nasrettin Hoca da kaşığı kapıp Biraz da biz ölelim. demişti ya. Bize kalsa bu güzel köyden hiç çıkmayacaktık.. Ama öğretmenimiz: Geçit töreni başladı, haydi ana caddeye koşalım, yerimizi alalım, deyince hepimiz ana caddeye koştuk. Muhteşem bir törendi bu. Tanıdığımız bütün masal kahramanları müzik eşliğinde güle oynaya caddede ilerliyordu. En önde de Nasrettin Hoca eşeğine ters binmiş gidiyordu. Fıkrada dediği gibi bize arkasını döneceğine yüzünü dönmesi çok daha güzeldi…

İşte Avrupa Yakası Escort Rabia ‘nın ilkokul öğrenciyken okulca gittikleri geziden aklında kalanlar..

  

  • ucuz avrupa yakası arsiz escort

    Suriyeli Avrupa Yakası Ucuz Partner Arzum Bambaşka

    Tarafından de 11 Kasım 2017 - 0 Yorumlar

    Suriyeli Avrupa Yakası Ucuz Partner Sevdiğin yabancı olmak istiyorum! Hani sen diyorsan “Ben yabancıları zaten severim!” o zaman en sevdiğin yabancı olmaya çalışırım. Hep uğraştığım şey Avrupa Yakası Escort birlikteliklerimde sadece erkeklerin kalpleridir. Erkeklerin kalpleri eğlenirse o zaman tamam erkekler de eğlenir demektir ama ben kalbe giden yolun sohbetten geçtiğini düşünmem. Bence erkeklerin kalbine giden en […]

  • anal avrupa yakasi 18lik ecort

    Tesettürlü Avrupa Yakası Yeni Escort Burcu

    Tarafından de 17 Kasım 2017 - 0 Yorumlar

    Avrupa Yakası Yeni Escort Burcu Belli bir cinsel tecrübeye sahip ve gecelik ücretli bayanlara karşı bir aşina içinde olsanız dahi şimdiye dek adımı duyduğunuzu sanmıyorum. Avrupa Yakası Yeni Escort Burcu Cinsel hizmetlerimi henüz yeni vermeye başladım. Bu şehre üniversite öğrencisi olarak geldim, öğrenci olmadan hızlı bir gece hayatım vardı. Bu şehirde enerjimin düşmesini istemiyorum ve yeni […]

  • Sınırsız Tesettürlü Avrupa Yakası Esmer Escort Beliz

    Tarafından de 24 Kasım 2017 - 0 Yorumlar

    Avrupa Yakası Esmer Escort Beliz Uzun süre amatör olarak modellik yapmış fakat hayat tarzıma fazla müdahale edildiği için vazgeçmiş çıtır bir kız var karşınızda. Tesettürlü Avrupa Yakası Esmer Escort Beliz olarak hak ettiğim değeri artık görmek istiyorum. Bu ilanımı elbette fark edilmek için yazıyorum fakat her önüne gelen de benden cinsel randevu istemesin arkadaşlar. Sadece […]

  • avrupa yakasi escort bayan

    Avrupa Yakası Escort Rabia'nın Öğrenci İken Çıktığı Gezi

    Tarafından de 1 Aralık 2017 - 0 Yorumlar

    Avrupa Yakası Escort Rabia Sonunda hepimizin dört gözle beklediği gün geldi. Güle oynaya otobüslere bindiğimizde sevinçten kabımıza sığamıyorduk. Herkes aklına geleni söylüyor, mutluluğunu dile getirmeye çalışıyordu.. Öğretmenimiz baharda hepimizi geni açılan Nasrettin Hoca Eğlence Köyü’ne götürmeye söz vermişti.. İşte o gün bu gündü.. Öğretmenimiz Dağ başını duman almış.. diye marş söylemeye başlayınca gevezeliği bırakıp biz […]

  • tesetturlu avrupa yakasi sex kolesi escort

    Tesettürlü Avrupa Yakası Partner Swinger Eda

    Tarafından de 9 Kasım 2017 - 0 Yorumlar

    Avrupa Yakası Partner Swinger Eda Merhabalar.. Bu yazıyı okuyorsanız ki okuyorsunuz.. Size tavsiyem sonuna kadar okumanız olucaktır.. Ben Eda sizlere biraz kendi hikayemden bahsetmek istiyorum daha doğrusu tesettürlü Avrupa Yakası Escort olma hikayemden.. Ailemin tutucu bir aile olması nedeniyle liseye giderken kapandım. İlk zamanlar bir hayli zorlansamda sonraları alıştım hatta o kadar ki farklı kıyafetler […]